
GÜVENCESİZ ÇALIŞMAYA, İŞSİZLİĞE VE YOKSULLUĞA KARŞI
TEKEL İŞÇİLERİNİN SESİNE SAHİP ÇIKALIM
TEKEL İŞÇİLERİ KAZANIRSA HALK KAZANIR
Sevgili Ankara halkı!
İki aydır kentimizde binlerce Tekel işçisini ağırlıyoruz.
Yıllardır halkın işsizliğe, güvencesiz çalışmaya, köleliğe mahkum edilmesi karşısında Tekel işçileri, örgütlü duruşun, onurun, insanlığın, dayanışmanın gücünü bize yeniden gösterdi, mücadeleyle kazanmanın mümkün olduğunu gösterdi.
İstanbul‘dan Diyarbakır‘a, Samsun‘dan Antakya‘ya kadar Türkiye‘nin dört bir yanından gelen işçiler, ekmek kavgasında kardeşliğin yolunu döşediler. Bu yolda AKP‘nin her tür zalimliğini gördüler. Ama zulümden fazla onları yaralayan, kendileri hakkında söylenen yalanlardı.
AKP, onların yan gelip yattıklarını, çok yüksek maaş aldıklarını, ayrıcalık istediklerini söyleyip durdu. Halkı işçilere karşı kışkırtmaya, işçileri birbirine düşürmeye çalıştı. Gene de mücadelelerinin haklılığını bu yalanlar gölgeleyemedi. Yıllardır mazlum ve mağdur rolünü oynayan AKP‘nin zalim yüzü tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı.
TEKEL İşçileri Ne İstiyor?
Tekel işçileri, güvenceli iş istiyor. Yıllarca emek verdikleri Tekel‘de iş güvencesiyle kıtkanaatta olsa geçinen, çocuklarını okutan işçiler, şimdi tüm geleceklerini karanlığa gömen 4-C dayatması ile karşı karşıya. Bu dayatma yalnızca TEKEl işçileri ile de sınırlı değil tüm emekçilere ya işsizlik ya da kölelik düzeninde çalışma yani kırk satır mı kırk katır mı ikilemi dayatılıyor.
Türkiye‘de gitgide tırpanlanan güvenceli çalışma karşısında 4-c bir tür kölelik düzenlemesi. Bunun karşısında Tekel işçilerinin talebi, özlük haklarıyla kamu kurumlarına nakledilmek.
İşçiler, hepimize örnek olabilecek, kadrolu, güvenceli, insanca bir ücretle çalışma hakkını korumak için mücadele ediyorlar. AKP‘nin ayak diremesinin de sebebi, hakkını alan işçilerin peşinden, yıllardır hakkı yenen milyonların yürümesi. O halde direnişin kaderi ellerimizde!
Kardeşler,
Tekel işçileri Sakarya Caddesi‘ndeki çadırlarda sadece ayakta kalma mücadelesi vermiyor, bizi de ayağa kalkmaya çağırıyor. AKP‘nin paragözlüğüne, işbirlikçiliğine, zalimliğine karşı...
Bugüne kadar Ankara‘nın duyarlı halkı TEKEL işçilerine büyük destek sundu. Böylece TEKEL işçilerine moral verdi, güç verdi. Ancak AKP hükümeti daha büyük saldırıya hazırlanıyor. Bize, Ankara halkına daha büyük görev düşüyor. Bugün daha fazla, ekmeğimizi, suyumuzu TEKEL işçileriyle paylaşmalıyız. Omuz omuza olmalıyız. Çünkü TEKEL işçileri artık bir direniş odağı. İnsanca bir yaşam için, güvenceli bir iş için güvenli bir gelecek için TEKEL işçileriyle birleşme zamanıdır.
TEKEL işçilerinin direnişi bu ülkenin tüm emekçilerinin ortak mücadelesidir, hepimizin geleceği için bu sese, işçilerin bu haklı mücadelesine sahip çıkalım.
GÜVENCESİZ ÇALIŞMAYA, İŞSİZLİĞE VE YOKSULLUĞA KARŞITEKEL İŞÇİLERİNİN SESİNE SAHİP ÇIKALIM
TEKEL İŞÇİLERİ KAZANIRSA HALK KAZANIR
Sevgili Ankara halkı!
İki aydır kentimizde binlerce Tekel işçisini ağırlıyoruz.
Yıllardır halkın işsizliğe, güvencesiz çalışmaya, köleliğe mahkum edilmesi karşısında Tekel işçileri, örgütlü duruşun, onurun, insanlığın, dayanışmanın gücünü bize yeniden gösterdi, mücadeleyle kazanmanın mümkün olduğunu gösterdi.
İstanbul‘dan Diyarbakır‘a, Samsun‘dan Antakya‘ya kadar Türkiye‘nin dört bir yanından gelen işçiler, ekmek kavgasında kardeşliğin yolunu döşediler. Bu yolda AKP‘nin her tür zalimliğini gördüler. Ama zulümden fazla onları yaralayan, kendileri hakkında söylenen yalanlardı.
AKP, onların yan gelip yattıklarını, çok yüksek maaş aldıklarını, ayrıcalık istediklerini söyleyip durdu. Halkı işçilere karşı kışkırtmaya, işçileri birbirine düşürmeye çalıştı. Gene de mücadelelerinin haklılığını bu yalanlar gölgeleyemedi. Yıllardır mazlum ve mağdur rolünü oynayan AKP‘nin zalim yüzü tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı.
TEKEL İşçileri Ne İstiyor?Tekel işçileri, güvenceli iş istiyor. Yıllarca emek verdikleri Tekel‘de iş güvencesiyle kıtkanaatta olsa geçinen, çocuklarını okutan işçiler, şimdi tüm geleceklerini karanlığa gömen 4-C dayatması ile karşı karşıya. Bu dayatma yalnızca TEKEl işçileri ile de sınırlı değil tüm emekçilere ya işsizlik ya da kölelik düzeninde çalışma yani kırk satır mı kırk katır mı ikilemi dayatılıyor.
Türkiye‘de gitgide tırpanlanan güvenceli çalışma karşısında 4-c bir tür kölelik düzenlemesi. Bunun karşısında Tekel işçilerinin talebi, özlük haklarıyla kamu kurumlarına nakledilmek.
İşçiler, hepimize örnek olabilecek, kadrolu, güvenceli, insanca bir ücretle çalışma hakkını korumak için mücadele ediyorlar. AKP‘nin ayak diremesinin de sebebi, hakkını alan işçilerin peşinden, yıllardır hakkı yenen milyonların yürümesi. O halde direnişin kaderi ellerimizde!
Kardeşler,Tekel işçileri Sakarya Caddesi‘ndeki çadırlarda sadece ayakta kalma mücadelesi vermiyor, bizi de ayağa kalkmaya çağırıyor. AKP‘nin paragözlüğüne, işbirlikçiliğine, zalimliğine karşı...
Bugüne kadar Ankara‘nın duyarlı halkı TEKEL işçilerine büyük destek sundu. Böylece TEKEL işçilerine moral verdi, güç verdi. Ancak AKP hükümeti daha büyük saldırıya hazırlanıyor. Bize, Ankara halkına daha büyük görev düşüyor. Bugün daha fazla, ekmeğimizi, suyumuzu TEKEL işçileriyle paylaşmalıyız. Omuz omuza olmalıyız. Çünkü TEKEL işçileri artık bir direniş odağı. İnsanca bir yaşam için, güvenceli bir iş için güvenli bir gelecek için TEKEL işçileriyle birleşme zamanıdır.
TEKEL işçilerinin direnişi bu ülkenin tüm emekçilerinin ortak mücadelesidir, hepimizin geleceği için bu sese, işçilerin bu haklı mücadelesine sahip çıkalım.







