GUNCEL

Kürdüm ya da hiçbirşey gibi

Dünyaya insan olarak gelmek zor iş arkadaş! Kadınlar kendi aralarında konuşuyorlar. Tülbentli olana dönük şekilde, - Kadem bassak şu muzip evladı, naçar kılmasalar. diyor.

13 Aralık 2009, Pazar 14:16                               Eren Ali GÜL Ankara - Haber Merkezi

- Habere ait resim yok -

Dünyaya insan olarak gelmek zor iş arkadaş!

Kadınlar kendi aralarında konuşuyorlar. Tülbentli olana dönük şekilde, - Kadem bassak şu muzip evladı, naçar kılmasalar. diyor.

Senaryo burada bitiyor işte... Kürt olmak ya da ermeni tohumu olarak güney cephesi sürgünlüklerini, narenciyeler gibi kızarmaya başladıklarını anımsamak hele -ki Toroslar'ı kuzeyden izlemek, bu denli keyif vermez vahşi insanların içine(!). Son aslan parçası kürt olsa, bir kılıf biçilir ona. Çekilen beyaz kılıfın bedeli de pek ağır olurdu sanırım.

İnsan olmaktan bahsetmiştim. İnsan olması da zor, kürt olması da... Hayata güneyden bakması da pek göze kulağa hoş gelmiyor mutlu azınlık için. Hayatın en doğusu daha bitişiktir tabiata. Sırtını newroz'a dayamış bir kültün mirası bu coğrafyaya güneşten indiğinden bu güne dek, hiçbir güç karartamadı çünki. Hayatı örgütlemek kırdan şehire, şehirden kıra doğru başlar Adalılar'ın siyasal geleneğince... Hayatı, insanı, doğayı boşverdim şimdilik. Peki ya, şu yirmi küsür çocuktan haber var mı?

Hayatı anlamaya çalışırken, yaşantı olarak algılatılan o şey ve o çocuklar (her dönemin değişkenlik gösteren, büyüyen ve sonra yeni dünyaya gelen çocuklar.) kimliklerini öğrenmeye çalışırken, aniden Tarlabaşı'nda bitiverirler işte. Bu çocuklara ne mi olur? Korkmayın birşey olmaz. İki vakte kadar kötü yolların efendiliğine ikame olacaklar. Yerli malı halkları, onları en ücra köşelerde tımarlayacaktır. Ezeli rakipleri ve düşmanları olan Tırkoları (Türk'leri) daha vahim vak'a olarak göreceklerinden, yine kendi hayatlarını ve düştükleri tezgahın farkına varamayacaklardır.

Zaten hayatın kendisi bir tezgah değil mi? Desinatörlere iş düşüyor, kumaşları kesmeden aylı yıldızlı fiyakalı iplerden kumaşlar tasarlayacaklar. Sermaye arkada. Bizim kürdolar şimdi bu tezgahın arkasında salon dedikleri yerde, kumaş artıklarını topladıktan sonra depo alanına doğru yürümeye koyulacaklar. Elleri boş değil elbet. Şimdi o vatan yadigarı malları küçük beyaz kamyonetlere bindirecekler. Çocuklar da olmasa, kimin üzerinden kazanacaklar ki bu vahşiler parayı? İçlerinden biri uyanırsa bu çelişkiyi, politik bir manevraya düşecektir.

Yani arkadaşım, daha söz uzamasın da anla sen... Bizim malımız vatanımızındır. Vatan dediğin de şose boylarında gebermekse Nazım'ın kanaatince, bırakın yansın bu dünya.

Şimdi kürt olduğuna emin olana dek, bir daha uğrama bu metne!



email Haberi Öner print Haberi Yazdır Plain text Özgün Görünüm

Halkın Gündemi; Halkların Haber Enternasyonali projesi kapsamında, ifade özgürlüğü ve doğrudan demokrasinin temel ilkelerini esas alarak hayata geçirilmiştir.
Projenin Amacı   Gizlilik ve Esaslar   Sözleşme ve Hükümler