GUNCEL

Yeni Medyada Nefret söylemi panelde tartışıldı

Alternatif Bilişim, “Yeni Medyada Nefret söylemi” başlıklı panel gerçekleştirdi. İnternet ağı üzerinden ırkçı, zenofobik ve homofobik nefret söyleminin kullanımı ve buna karşı mücadele araç ve gereçleri tartışıldı.

22 Kasım 2009, Pazar 00:58                               İstanbul - Haber Merkezi

- Habere ait resim yok -

Alternatif Bilişim, “Yeni Medyada Nefret söylemi” başlıklı panel gerçekleştirdi. İnternet ağı üzerinden ırkçı, zenofobik ve homofobik nefret söyleminin kullanımı ve buna karşı mücadele araç ve gereçleri tartışıldı.

Alternatif Bilişim Derneği'nin yeni medyada nefret söylemine karşı farkındalık bilinci uyandırmayı amacıyla düzenlediği "Yeni Medyada Nefret Söylemi" paneli Tarık Zafer Tunuya Konferans Salonu'nda gerçekleşti. Panele, Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Aslı Tunç, Alternatif Bilişim Hukuk Danışmanı Av. Ayşe Kaymak, Özgür Radyo Haber Editörü İlden Dirini, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nden Tuğrul Çomu katıldı.

Panelde Alternatif Bilişim Derneği'nde Ali Rıza Keleş açılış konuşması yaptı. Keleş, internetin çok yaygın kullanılması ve çok kişiye hitap etmesi bakımından tekellerin insafına bırakılmayacak kadar önemli olduğunu söyleydi, “Biz sadece uzmanların değil aynı zamanda bunu kullanan emekçilerin, teknisyenlerin, öğrencilerin yani tüm insanların birlikte tartışması gerektiği düşüncesiyle paneli düzenledik” dedi.

Ali Rıza Keleş, nefret suçlarının engellenmesi bakımından sitelerin kapatılmasını doru bulmadığını dile getirdi, şöyle dedi: "Bu teknolojiyi biz kullanıyoruz bizden sonraki nesil daha çok kullanacak, bu yüzde nefret suçlarının yasal olarak irdelenmesi ve bir formata kavuşturulması lazım. Her şeye eleştirel gözle bakıp, şikayet etmek.”

En çok nefreti içeren Yeni Şafak, Vatan ve Zaman

Aslı Tunç, nefret söylemi ve geleneksel medyada bunun nasıl kullanıldığı üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Tunç, Türkiye'de kendinden farklı olana tepkilerin had safhaya vardığı bir dönemden geçildiğini belirtti, ABD'deki liberal ekonomiden, Kürt illerindeki çatışmalara, azınlık haklarının yokluğundan bir çok konuya kadar toplumun kutuplaşmaya doğru götürdüğünü söyledi.

Tunç, milliyetçiliğin körüklendiği vurgusu yaptı, özellikle bunun haberlerde ve gazete manşetlerinde kullanılan dil sayesinde nefretin nasıl üretildiğine ışık tuttu, Hrant Dink'in katledilmesi süreci ve ardından gazetelere yansıyan manşetleri örnek göstererek nefretin nasıl kullanıldığını anlattı. Aslı Tunç, nefret dilini en çok Yenişafak, Vatan ve Zaman gibi gazeteler sayesinde yayıldığını söyledi.

Tek taraflı yasalar kaldırılıp yeni yasalar yapılmalı

Av. Ayşe Kaymak, konunun hukuki boyutunu masaya yatırdı. Kaymak, ilk nefret suçlarına yönelik girişimlerin ABD'de ırkçılığın had safhaya ulaştığı 1960 döneminde gerçekleştiğine dikkat çekti. Bunun ancak '90 yılından sonra içerine birkaç şey eklenerek devam ettiğini ifade etti. Kaymak, “Türkiyede nefret suçu olarak çok yoğun şekilde işleniyor. Ama bununla ilgili yasal bir düzenleme Ya da yasa olmadığı için kimse ilgilenmiyor ve çoğunlukla başkaca konularla karıştırılıyor” dedi. Av. Kaymak, anayasada kimi bazı yasaların insanların düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamını içerdiğini ama bunun tersten uygulandığını belirtti, nefret suçlarını üç kategoride sınıfladı. Kaymak, bunların farklı etnik, dini gruplara ve azınlıklara yönelik nefret suçları, cinsel yönelim ve cinsel toplumsal kimliğe dayali nefret suçları ve ırçılık ve yabancılara yönelik yapılan nefret suçları olduğunu kaydetti. Av. Ayşe Kaymak, Anayasada bulunan 122, 216 ve 301. gibi maddeler sayesinde Türk olmayanların düşman sayıldığının altını çizdi, "Bu yasaların düzeltilmesi yerine tamamen kaldırılması ve nefret suçlarını düzenleyen özel bir yasanın düzenlenmesi gerekiyor” diye konuştu.

Bin 500 haberden 500'ü "Ne mutlu Türk'üm diyene"

İlden Dirini, haber portallarında nefretin kullanımına değindi. Dirini, devletin en önemli ideolojik aygıtlarından birisinin medya olduğunu ifade etti, gazetelerde yer alan haberlerden örnekler vererek nefretin nasıl yayıldığına dikkat çekti. Dirini, haberin sunum dilinden kaynak bakış açısına kadar pek çok konunun bilinçli olarak nefreti yayılmasında kullanıldığını belirtti, özellile bu dili magazin türü haberlerle yapıldığını örneklerle anlattı. Özgür Radya editörü Dirini, son iki ayda incelediği bin 500 haberin yorumunda yüzde otuzluk bir bölümün ilk cümlesinin “Ne mutlu Türküm diyene” ile başladığınının vurgusunda bulundi, barış gruplarının Türkiye'ye gelişi ile birlikte medyada farklı bir dilin oluştuğunu söyledi. Dirini, en çok yorumlanan yazıların spor, kadın ve azınlık üzerine olanlar olduğunu ifade etti. “Biz olmayanlar şiddete maruz kalıyor” dedi.

Eser Aygül, toplumsal paylaşım ağlarında kullanılan nefret ve Facebook üzerine sunum gerçekleştirirken, Tuğrul Çomu ise video paylaşım sitelerinde dolaşıma sokulan nefret içeriği üzerine değindi.

Farkındalık yaratmak gerekiyor

Panelin son bölümünde ise yeni medyada yer alan nefret suçlarının önlenmesi ve alınabilecek önlemler üzerine tartışma yürütüldü. Bu bölümde oluşturulan serbest kürsü ile dinleyiciler tek tek söz alarak, düşüncelerini dile getirdi. Öneriler içerisinde köşe yazarlarının nefrete yönelik yaptığı yazılara tepki göstermekten, nefret içerikli video veya yazılar hakkında şikayette bulunulması gibi bireysel çalışmalar önerildi. İnternet ortamında bilinçliliği ve farkındalığı yaratmak için “Şikayet et” gibi kampanyaların yapılması önerildi. Ayrıca yasal düzenlemeler yapılması için toplumu aydınlatıcı çalışmalara ağırlık verilmesi gibi tekliflerde sunuldu.




email Haberi Öner print Haberi Yazdır Plain text Özgün Görünüm

Halkın Gündemi; Halkların Haber Enternasyonali projesi kapsamında, ifade özgürlüğü ve doğrudan demokrasinin temel ilkelerini esas alarak hayata geçirilmiştir.
Projenin Amacı   Gizlilik ve Esaslar   Sözleşme ve Hükümler